25 Ekim 2012 Perşembe

Gülümse çekiyorum...

Bir gülüşle başladı hem varoluşum hem de sonum...

O kadar güzel gülüyordu ki en çok da gözleri ısıtıyordu içimi gülerken...

Tehlikenin kokusunu taşıyordu aslında gülüşünde benim görmezden geldiğim...

"Dokunma! Yanarsın!" dediler ama bilmiyorlardı ki ben dokunmadan yanmıştım üstelik hoşuma da gitmişti bu yanış...

"Gülüşüme kanma, hiç bir zaman senin olmayacağım. Misafirim ben ve biraz kalıp gideceğim gülüşümü de alarak" diyordu sanki tatlı tatlı gülümserken yüreğimi ne kadar incittiğini fark etmeden...

Fazlasını istememeyi, beklememeyi öğretti bana o gülüş... 

Ağlarken gülmeyi - gülerken ağlamayı...

Kahkaha atmadan sevmeyi...

Acı çekerken yüzünde bir tebessüm taşımayı...

Gün gelip bir gülüşe de hasret kalabiliyormuş insan, bir gülüşün kokusuna da...

Hafızamdaki gülüşünü fotoğraflayıp çerçeveledim yüreğime... Özledikçe aralayıp bakıyorum ve ağlarken gülümsüyorum...

Senin anlayacağın çok fotojenik bir acı çekiyorum bu günlerde...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder