23 Şubat 2012 Perşembe

Bütün bunları…

Onu görmediğim zamanlar içimde oluşan boşluğu

Onu her gördüğümde sadece yüzümün değil kalbimin de güldüğünü

Onunla konuşabilmek için bahaneler ürettiğimi

Onunla konuştuktan sonra mutlu maymun edasıyla gezindiğimi

O yanımdayken hayatımdaki her sıkıntıyı unuttuğumu

Bana sarıldığında kendimi Temel Reis kadar güçlü hissettiğimi

Onu her öptüğümde sadece öpmediğimi, kokusunu içime kazıdığımı

O bütün şarkıları yanlış söylerken benim onu dinlemekten büyük keyif aldığımı

Tuttuğu takımın maçlarını izlerken atılan her golün ardından sevinçle beni öpmesine bayıldığımı ve sırf bu yüzden maç izlemekten keyif almaya başladığımı

Elimi ilk tuttuğunda o yolu yürümeyip ayaklarım havada, süzülerek gittiğimi

O küçük ellerin elimi tuttuğunda bana verdiği güveni

Bana hitap ederken söylediği JELİBON’un çocukluğumdan beri en sevdiğim şeker olduğunu

Bana yemek hazırlarken çok tatlı göründüğünü

Sırf çok lezzetli yapmışım diye koca bir tabak makarnayı yedikten sonra bütün akşam kıvrandığında onu yiyip bitirmek istediğimi

Onunla yaptığımız her şeyi özlediğimi ve yapamadıklarımızı unutmadığımı

Onu gün geçtikçe unutacağıma daha çok özlediğimi

Aslında onu sevdiğimi ( ben de şimdi yazarken fark ettim ;) )

Ve bütün bunları ona söylersem ödünün kopacağını bildiğimden sustuğumu

O hiç bilmedi…









8 yorum:

  1. Aa bence haksızlık yapmissin. Bu duyguları yaşatanın bunu biliyor olması gerekirdi. Ayrıca sende bunları yaşayıp sevdiğini anlamamışsan sana da biraz yazık olmuş. İnsanlar duygularını rahatlıkla söylemeli ancak sevgi sözcüklerinin de artık tüketilen asklar yuzyiLinda hiç bır degeri kalmadı. Sevgimize sahip çıkalım susmayalım yoksa sıra bize gelecek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim bunu yazarken fark ettiğim işin latifesi elbette :) Söylemekten ziyade hissettirmek ve davranışlarınla bunu desteklemek daha önemli sanırım.

      Sil
  2. Ben paylaşılan bır sevgi kavramına pek katılamıyorum. Sevgi bireysel bır durumdur bana göre. Bu karşıdaki No ilgilendirmez. Yek digeri de onu seviyorsa buna da kaliteli bır iliski deniyor sanırım. Yani karşılıklı sevgiye katılırım da paylaşılan sevgiye katılamayacağım:) paylaşmak için bır tane sevgi olmalı ama değil mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz hayatınızdaki insanlarla paylaşmıyor musunuz sevginizi? Sevgiyi sadece karşı cinse duyulan olarak düşünürseniz belki haklı olabilirsiniz. Ama belki... Sevgiyi paylaşırsanız çoğalırsınız tıpkı üzüntülerinizi paylaştıkça hafifletebildiğiniz gibi. Ama bunlar benim düşüncelerim, kabul edip katılmak zorunda değilsiniz :)

      Sil
  3. Katılamayacağım. Sevginin bireysel bır duygu olduğunu düşünüyorum ve devam ediyorum. Ornek bebeğiniz vardır siz onu seversiniz onun henüz sizden bile haberi yoktur ama o sevginizin yeri başkadır. İskender Kebapçı seversiniz o ise sizden nefret eder ve bır an once ölmenizi gerektiren bır sürü sey yapar. Erkek te kadinda birilerini sever dikkat beğenir demiyorum sever. Karşıdaki de sizi seviyorsa tadından yenmez dikkat burada da tutku dan bahsetmiyorum. Sevgi başka birşeyde bana göre onunda sizi sevmenizi bekleyen bır sey. Mesela severseniz kirilabilirsiniz asık ken değil. Tutkuda ise aklınıza bile gelmez kırılmak. Hepsinin bır arada olduğu hale de tedaviye muhtaç ask diyoruz herhalde:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizinle bunları buradan tartışmaya devam edersek bu konu yeni bir blog açmamıza neden olacak sanırım Sevgili Kıdemli :)
      Herkes kendince yaşar ve düşünür. Sizin için böyle demek ki. Bunu genelleme yapmak çok doğru gelmiyor bana. Sizin için sevginin tanımı da böyle demek ki...

      Sil